Sıvı Diyetler Sağlığı Nasıl Etkiliyor

folyo balık


Genellikle zayıflamaya yardımcı olduğuna veya vücudu toksinlerden arındırdığına inanılan sıvı diyetler son günlerde yaygın olarak uygulanıyor. Peki, sıvı diyetler gerçekte sağlığı nasıl etkiliyor? Bilimsel veriler bu konuda ne söylüyor?

Sıvı diyet nedir?

Sıvı diyet, öğünlerin tamamının veya çoğunluğunun sıvı besinler veya içeceklerden oluştuğu veya yalnızca sıvı karışımların öğün yerine tüketildiği diyetler olarak tanımlanabilir. Sıvı diyetler, genellikle meyve, sebze suları (detokslar, smoothieler, öğün yerine geçen shakeler)veya süt, yoğurt ve kefir gibi süt ürünleri veya farklı suda çözünebilir karışımlardan oluşmaktadır. Enerji içerikleri ise ortalama 500-1500 kkal arasında değişmektedir. Sıvı diyetler, hızlı kilo kaybı sağlama veya vücuttan toksik bileşenleri uzaklaştırma amacıyla tercih edilebilmektedir.

Sıvı diyetlerin besin öğesi içeriği nasıldır?

Çoğunlukla meyve ve sebze içeriği yüksek olan sıvı diyetler A ve C vitaminleri potasyum minerali ile sağlığı geliştiren ve kalp-damar, diyabet gibi kronik hastalık riskini azaltmaya yardımcı biyoaktif bileşenler olan polifenoller gibi antioksidan bileşenlerden zengindir. Tahıl, baklagil, yumurta, et ve balık tüketiminin sınırladığı sıvı diyetlerin, kaliteli protein, demir, çinko, gibi esansiyel mineral, B12, B6 gibi B grubu vitaminler ile omega-3 omega-6 gibi esansiyel yağ asitleri içeriği sınırlı olabilmektedir. Tam tahıllardan sınırlı oldukları için çözünmez posa, baklagillerden sınırlı oldukları için de çözünür posa içerikleri de düşük olabilir. Sıvı diyetler ihtiyaç duyulan günlük enerjinin sağlanmasında yetersiz olabilir.

Sıvı diyetler ve sağlık etkileri

Sıvı diyetler, hazırlaması ve tüketimi kolay olduğu ve birçok kişinin uygulamada zorluk yaşadığı porsiyon kontrolünü de kolaylaştırdığı için tercih edilebiliyor. Ayrıca, enerji içerikleri düşük olduğu için de sıvı diyetler özellikle hızlı kilo kayıplarında etkili olabiliyor. Ancak hızlı kilo kayıplarında, vücut ağırlığındaki azalmanın daha çok vücut suyu ve kas kaybına bağlı olabileceği de unutulmamalıdır

Genel olarak sıvı diyetlerin açlığı baskıladığı ve besin alımını azalttığına inanılıyor. Ancak araştırmalar, normal ve sıvı ağırlıklı öğünden bir sonraki öğünde besin tüketimini karşılaştırdığında sıvı ağırlıklı öğünün sonrasında daha fazla besin tüketimine neden olabildiğini gösteriyor. Enerji içeriklerinin çok düşük olması sıvı diyetlerin başlıca sağlık riskleri arasında gösterilebilir. Sıvı diyetlerin günlük ihtiyaç duyulan protein, esansiyel vitamin ve mineralleri sağlamada yetersiz kalabileceği, elektrolit dengesizliğine yol açabileceği ve bunların uzun vadede önemli sağlık sorunlarına yol açabileceği unutulmamalıdır.

Sıvı diyetler tam tahıl ve kurubaklagillerden sınırlı olduğu için özellikle çözünmez posadan da sınırlı olabilir bu da kabızlığa yol açabilir ve sindirim sistemi sağlığını olumsuz etkileyebilir.

Peki, bilimsel veriler ne söylüyor?

Dünya Sağlık Örgütü (WHO), sağlığın sürdürülmesi ve kronik hastalıkların önlenmesi için tüm besin gruplarından yeterli ve dengeli tüketilmesi gerektiğini belirtmektedir. Zayıflama veya vücut ağırlığının yönetiminde, porsiyon kontrolüyle birlikte besin çeşitliliğinin sağlanması ve fiziksel aktivitenin arttırılması en geçerli ve güvenilir yöntemlerdir. Dengeli beslenme ve aktif bir yaşam tarzı vücut ağırlığı kontrolünün yanı sıra şeker, kalp damar ve kanser gibi hastalıkların önlenmesinde de önemli rol oynamaktadır.

Sonuç olarak, sıvı diyetler veya sıvı ağırlıklı diyetler günlük ihtiyaç duyulan enerji, protein, esansiyel yağ asitleri ve özellikle demir, B12, çinko gibi besin öğelerini sağlamada yetersiz olabilir bu da uzun vadede sağlık sorunlarına yol açabilir. Hızlı kilo vermede etkili görülse de aslında kas ve vücut suyu kaybına yol açabilir ve kalıcı kilo kaybı sağlanmayabilir. İnsulin direnci, şeker hastalığı veya herhangi başka bir konik hastalığı olan bireyler sıvı diyetler konusunda dikkatli olmalıdır. Sıvı diyetlerin, kısa vadede vücut ağırlığı ile kolesterol, kan yağları gibi metabolik göstergeler üzerinde olumlu etkileri olduğunu ileri süren klinik araştırmalar mevcuttur ancak uzun vadede ne gibi sonuçların ortaya çıkabileceğini gösteren kanıta dayalı verilerse yetersizdir. Vücut ağırlığının kontrolünü sağlamak ve sağlığı korumak için bireylerin yaşına, cinsiyetine, sağlık durumuna ve yaşam tarzına uygun beslenmesi ve aktif bir yaşam tarzı sürdürmesi önemlidir.

Kaynaklar
1. A.V. Klein & H. Kiat, Detox diets for toxin elimination and weight management: a critical review of the evidence, 2014
2. Jonathan Obert, Michelle Pearlman, Lois Obert, Sarah Chapin, Popular Weight Loss Strategies: a Review of Four Weight Loss Techniques,2017
3. April J. Stull, PhD, RD, John W. Apolzan, Anna E. Thalacker-Mercer, PhD, Heidi B. Iglay, PhD, and Wayne W. Campbell, PhD, Liquid and Solid Meal Replacement Products Differentially Affect Postprandial Appetite and Food Intake in Older Adults, 2008

Sabri Ülker Vakfı