Yüksek Karbonhidrat Alımı Akciğer Kanseri ile İlişkili mi?

hızlı yemek yemek


Bu araştırmanın sonuçları bilimsel açıdan ne kadar güvenilir?

Vaka grubu yani akciğer kanseri olan bireylerin besin tüketimlerinin, hastalık ortaya çıktıktan sonra belirlenmesi, diyetle karbonhidrat alımının akciğer kanseri riskini arttırdığının ileri sürülmesinde önemli bir sınırlılık. Buna ek olarak vaka ve kontrol gruplarının besin tüketimleri saptanırken kullanılan yöntemlerin farklı olması da sonuçların tarafsızlığını olumsuz etkiliyor. Sonuç olarak, araştırmanın yöntemi, glisemik indeks ve akciğer kanseri ilişkisinin incelenmesi açısından yetersiz kalıyor. Yalnızca bu araştırmanın sonuçlarına dayanarak, karbonhidrat tüketiminin akciğer kanseri riskini arttırdığına yönelik bir hipotez ileri sürmek mümkün değildir. Glisemik indeks ve akciğer kanseri arasındaki olası ilişkinin daha ayrıntılı incelenmesi ve bu ilişkinin altında yatan olası biyolojik mekanizmaların da anlaşılması gereklidir.

Karbonhidrat alımı konusunda otoriteler ne diyor?

Karbonhidratlar, yeterli ve dengeli beslenmede, diyetin en önemli enerji kaynağıdır. Avrupa Besin Güvenliği Otoritesi (EFSA), karbonhidratları, ince barsaklardan sindirilen ve emilen glisemik karbonhidratlar ve sindirilmeyen posa bileşenleri olarak ikiye ayırıyor. EFSA, glisemik karbonhidratların ne kadar alınması gerektiğine yönelik kesin bir öneri vermiyor, miktarın yağ ve protein alımına bağlı değişebileceğini belirtiyor. EFSA’ya göre 1 yaşından sonra, karbonhidrat alımı diyetin toplam enerjisinin %45-60’ını sağlamalıdır.

Kaynak:
1. http://www.efsa.europa.eu/en/efsajournal/pub/1462



Sabri Ülker Vakfı