Düşük Karbonhidratlı Diyetler Uzun Vadede Kilo Kaybını Destekliyor Mu?

Dash Diyeti


İngiliz Tıp dergisinde son zamanlarda "Düşük-karbonhidratlı diyetler zayıflamada daha etkili", “Düşük karbonhidratlı diyet uygulayan bireyler daha çok kilo kaybediyor” başlıklı haberler manşetleri süslüyor. Bu haberlerin temeli son dönemde yayınlanmış randomize kontrollü araştırmanın sonuçlarına dayanıyor. Mevcut araştırma diyetteki karbonhidrat oranının değiştirilmesinin enerji harcanması ve kilo kaybı üzerindeki etkisini ortaya koymayı amaçlıyor.

Çalışma nasıl kurgulanmış?

Araştırmaya aşırı kilolu ya da obez olan 18-65 yaş arası 164 yetişkin katılmıştır. Bireyler öncelikle 12 hafta boyunca vücut ağırlıklarının %12’sini kaybetmelerini amaçlayan zayıflama diyeti uygulamışlardır. Söz konusu diyetin günlük toplam enerjisinin %45’i karbonhidratlardan, %30’u yağlardan ve %25’i ise proteinlerden gelmekteydi. Çalışmanın ilk evre sonuçlarına göre bireylerde hedeflenen kilo kaybı gerçekleşmiş ve kilo koruma evresine geçiş yapılmıştır.

Kilo koruma evresinde, bireyler arasında rastgele seçim yapılarak karbonhidrat içeriği bakımından değişiklik gösteren 3 farklı kilo koruma diyetini 20 hafta boyunca uygulamıştır. Diyetlerin enerji içeriği bireylerin vücut ağırlıklarını sabit tutacak şekilde ayarlanmıştır. Kilo koruma diyetleri;

  • Yüksek karbonhidratlı diyet: Günlük toplam enerjinin %60’ı karbonhidratlardan, %20’si yağlardan ve %20’si de proteinlerden sağlanmaktadır.

  • Orta karbonhidratlı diyet: Günlük toplam enerjinin %40’ı karbonhidratlardan, %40’ı yağlardan ve %20’si de proteinlerden sağlanmaktadır.

  • Düşük karbonhidratlı diyet: Günlük toplam enerjinin %20’si karbonhidratlardan, %60’ı yağlardan ve %20’si de proteinlerden sağlanmaktadır.

Çalışmanın sonuçları ne söylüyor?

20 hafta sonunda;162 bireyin ağırlıkları ortalama 1 kg’dan daha az değişiklik göstermiştir. 162 bireyden yaklaşık 120’si ise 2 kg’lık kilo kaybı hedefleri içerisinde kalmıştır. (yüksek karbonhidratlı diyette 38 birey, orta karbonhidratlı diyette 39 birey ve düşük karbonhidratlı diyette 43 birey olmak üzere).

Kilo koruma diyetleri arasında vücut ağırlığı değişimi olarak anlamlı bir fark meydana gelmemiştir. Enerji harcanması, düşük karbonhidratlı diyet uygulayan grupta günde ortalama 190 kcal oranında artış göstermiştir. Ayrıca, düşük karbonhidratlı diyet uygulayan grupta açlık hormonu olarak da bilinen ve yağ depolanmasını teşvik ettiği belirtilen ghrelin hormonu, daha düşük düzeylerde bulunmuştur.

Çalışmanın sonuçları nasıl değerlendirilmeli?

Enerji harcanmasında ölçülen farklılık 20 hafta sonunda kilo kaybında herhangi bir farklılık meydana getirmemiştir, uzun süreli etkileri belli değildir.
Sonuçlar düşük karbonhidratlı diyet uygulayan grubun, yüksek karbonhidratlı diyet uygulayan gruba göre günde 209 kalori daha fazla yaktığını gösterse de, 20 hafta sonunda kilo kaybı ve kilo koruma üzerinde gruplar arasında herhangi bir farklılık meydana gelmemiştir. Enerji harcanmasında meydana gelen değişikliklerin uzun zaman diliminde kilo kaybı üzerinde herhangi bir etkisinin olup olmadığını kararlaştırmak için daha uzun vadeli araştırmalar yapılması gerekmektedir.

Söz konusu çalışmanın sonuçları genellenebilir özelliklere sahip değildir
Çalışmaya katılan bireylerin tükettikleri besinlerin tamamı kendileri için belirlenen yağ, protein ve karbonhidrat oranlarına uygun olacak şekilde hazırlanmıştır ve bu durumun normal hayatta uygulanabilirliği oldukça zordur. Ayrıca çalışma sırasında gruplar içerisinde sonuçları etkilemiş olabilecek besin tüketimleri meydana gelmiş olması ise son derece muhtemeldir.

Bireylerin uzun dönemde kilo kaybını sürdürmeleri olası değildir
Söz konusu çalışma 20 hafta gibi kısa bir sürede gerçekleştirilmiştir. Uzun dönemli diyetler sonrasında da pek çok kişinin verdiği kiloları tekrar aldığı bilinen bir gerçek. Bireylerin kilo kaybını sürdüreceklerini veya kilolarını koruyacaklarını belirlemek için uzun süreli takibin olduğu çalışmalara ihtiyaç duyulmaktadır. Ayrıca, günlük beslenmemizin %50’si ve daha fazlasını oluşturan karbonhidratların oluşturduğu göz önüne alınırsa, düşük karbonhidratlı diyetin uygulanabilirliği son derece sınırlıdır. Düşük karbonhidratlı diyetler son derece kısıtlı olacağı için, uzun süre boyunca uygulanması zor görünmektedir.

Düşük karbonhidratlı diyetlerin bu çalışmada incelenmemiş olan olası sağlık etkileri olabilir
Düşük karbonhidratlı, yüksek yağlı diyetler kalp damar hastalığı gibi pek çok sağlık riskini beraberinde getirebilir ancak bu hususlar bu çalışmada dikkate alınmamıştır. Karbonhidrattan sınırlı beslenmek, diyetin protein ve yağ miktarını yükseltecektir. Böbrek ve karaciğer hastalıkları mevcut olan bireyler için bu diyetler olumsuz sağlık etkilerine de sebebiyet verebilir.

Bilimsel otoriteler ne söylüyor?

Avrupa Gıda Güvenliği Otoritesi (EFSA) günlük toplam enerji alımının %45-60’ının karbonhidratlardan geldiği bir diyetin, sağlığın korunması için yeterli olduğunu ve yetişkinler ve çocuklarda görülen kronik hastalıklara yakalanma riskini düşürdüğünü belirtmiştir.

Dünya Sağlık Örgütü (WHO) kilo alımının önüne geçebilmek için yağ alımının, günlük toplam enerji alımının %30’undan fazla olmamasını; basit şeker alımının ise, günlük toplam enerji alımının %10’undan az olması gerektiğini önermiştir.


Kaynaklar

1. Ebbeling CB, Feldman HA, L Klein GL et al. Effects of a low carbohydrate diet on energy expenditure during weight loss maintenance: randomized trial. 2018.
2. EFSA. Dietary Reference Values for nutrients. https://efsa.onlinelibrary.wiley.com/doi/epdf/10.2903/sp.efsa.2017.e15121, (Ocak,2019).
3. WHO. Healthy diet. http://www.who.int/en/news-room/fact-sheets/detail/healthy-diet, (Ocak,2019).

Paylaş

Sabri Ülker Vakfı